SOFİSTLER



Eski Yunan uygarlığında yaşayan bir grup filozofa verilen ortak isim. M.Ö. 5. yüzyılın ikinci yarısı ile M.Ö. 4. yüzyılın başlarında para karşılığı insanlara felsefe dersi veren bir grup gezgin filozofa “sofist” adı verilir.

Sofist kavramı; bilge, zeki, becerikli anlamına gelen Yunanca sophos sözcüğünden türetilen sophistes sözcüğünden türemiştir. En tanınmış sofistler; Protagoras, Gorgias, Prodikos, Hippias ve Antisiphon’dur. Sofistler, Eski Yunan’da, yerleşik toplumsal kurumların irdelendiği, toplumun temel sorunlarına farklı yaklaşımların öne sürüldüğü bir ortamda ortaya çıktı. Birbirinden bağımsız olarak çalışan sofistler; etik, siyasal, toplumsal sorunlar üzerine yoğunlaştılar. Bununla birlikte, matematikten güreşe kadar birçok konuda ders veren sofistler de vardı. Sofistlere göre gerçek, kişiye göre değişir. Sofist filozoflardan Protagoras, “Rüzgâr, ancak üşüyen bir kişi için soğuktur; oysa sıcaktan bunalmış bir kişi rüzgârı ferahlatıcı bulacaktır.” sözleriyle dünyadaki her insanın gerçeği algılayış tarzının birbirinden farklı olduğunu belirtmiştir. Sofistler, bir süre sonra diyalog yöntemlerini geliştirerek, mantık ve retorik konusunda uzmanlaştılar. Dilin yapısına yönelik kuramlar geliştirdiler. Sonuçta “diyalektik” denilen, soru-yanıt becerilerinin geliştirildiği bir tür düşünce yöntemi ortaya koydular. Sofistler; köle-efendi, kadın-erkek gibi ayrımları bir kenara bırakarak, tüm insanların paylaştığı ortak bir insan doğasının varlığından ilk kez söz ettiler. Onlara göre; gelenekler, alışkanlıklar ve yasalar, insanın doğal özgürlük durumunu kısıtlayan yapay engellerdir.

Bugün sofistler hakkında bilinenlerin birçoğu Plâton’un eserlerinden kaynaklanır. Plâton, “Protagoras” adlı eserinde, bir sofist toplantısını anlatır. “Sofist” (Sophistes) adlı eserindeyse öğretmeni Sokrates’in ağzından sofistlerin görüşlerini eleştirmektedir.



Arkadana Yolla
Yazc Dostu Sayfa