PLÂSTİK

PLÂSTİKYüksek sıcaklık ve basınç altında istenilen şeklin verilebildiği, akışkan özelliği olan herhangi organik madde. İlk önemli plâstik, yaklaşık 1869 yılında Amerikalı mucit John W. Hyatt tarafından keşfedilmiş ve üretilmiştir; bu, selüloz nitrat, kâfur ve alkolün karışımı olan bir termoplâstikti. Ancak plâstiklerin endüstriyel üretimi 1909 yılında Amerikalı kimyager L. H. Baekeland tarafından bulunan bakalitin üretilmesine kadar mümkün olmamıştı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında pek çok plâstik malzeme günlük yaşamın bir parçası olmaya başlamıştı.

Plâstiklerin iki türü vardır: Bir kez ısıtılıp soğutulduktan sonra bir daha yumuşamayan plâstiklere “termoset” ya da “ısılsertleşir” plâstikler adı verilir. Bu tür plâstiklere örnek olarak poliüretan ve silikon verilebilir. Tekrar yumuşatılıp kalıplanabilen plâstiklere de “termoplâstik” ya da “ısılyumuşar” plâstikler adı verilir. Bu tür plâstiklere örnek olarak da naylon verilebilir.

Hemen her malzemenin plâstiğinin de üretilebilmesinin olanaklı olması ve üretim maliyetinin yerini aldığı ürüne oranla daha düşük olması, plâstiklerin kullanımını artırmıştır. Öte yandan, plâstiklerin kullanımı çevre açısından önemli bir sorunu da beraberinde getirmiştir. Plâstikler, örneğin ağaçtan yapılan doğal ürünler gibi, kısa süreler içinde çürümeyen, oldukça dayanıklı maddelerdir. Bu nedenle tonlarca kullanılmış plâstik malzeme çevrede biriken devasal atıklar olarak kalmaktadır. Güneş ışığına maruz bırakılan plâstik atıkların, belli kimyasal maddelerin de eklenmesiyle yavaş da olsa çürüyebileceği, yani doğada tükenebileceği bir yöntem olarak ileri sürülmüştür.

Plâstikler yandıklarında çevreye zehirli gazlar yaydıklarından yakmak da sorun çözücü bir yöntem olarak kabul edilmemiştir. Günümüzde plâstik atıkların bütünüyle nasıl ortadan kaldırılabileceği üzerine sağlıklı ve ekonomik bir yöntem geliştirilememiştir ve çalışmalar hâlen sürdürülmektedir.



www.Ansiklopedim.info