FATİH SULTAN MEHMET



FATİH SULTAN MEHMET(1432 Edirne – 1481 Hünkârçayırı, Gebze) Yedinci Osmanlı padişahı. İstanbul’u fethettiği için “Fatih” unvanıyla anılır. Edirne’de doğdu. Babası II. Murat, annesi Hümâ Hatundur. Yaşadığı devrin ünlü bilginlerinden öğrenim gördü. Osmanlı sancak sistemine uyularak atandığı Manisa valiliği süresinde tutum ve davranışlarındaki olgunluk, karar verme yeteneklerinin oluşması nedenleriyle 13-14 yaşlarındayken babası tarafından padişahlığa getirildi. II. Mehmet’in çok küçük yaşta padişah olması saray erkânı arasında tepkiyle karşılanmıştı. Bu sıralarda Segedin Antlaşması hükümlerini değiştirmek için kurulan Haçlı birliği Varna’ya saldırıya geçmişti. Bu durum karşısında genç padişah devlet erkânıyla birlikte babasının tekrar tahta çıkmasını isteyenlerin görüşüne uymak zorunda kaldı ve vali olarak Manisa’ya gitti. Sonra babasıyla birlikte Varna Savaşı’na katılarak askerî alanda bilgi ve görgüsünü artırdı. Babasının ölümü üzerine Edirne’ye gittiğinde büyük sevgiyle karşılanarak tahta çıktı (1451). 19 yaşında olmasına karşın askerî ve idarî alanda büyük hamleler başaracak bir olgunluk kazandığından, İstanbul’u almak için hazırlıklara başladı. İstanbul çevresi neredeyse aşılması mümkün olmayan surlarla çevriliydi. Kuşatmanın ilk haftalarında Haçlı donanması Osmanlı donanmasını yenilgiye uğratarak Haliç’e geçmiş, bu da Osmanlı’da bir umutsuzluğa yol açmıştı. Haliç tarafında bir başarı sağlayamadan, kuşatmanın bir sonuca ulaşamayacağını anlayan Fatih, 70 parça gemiyi Tophane-Galatasaray yolunu izleyerek kızaklar üzerinde Haliç’e indirtti. Bu büyük başarı kentin morali üzerinde yıkıcı etki yaptı. Bunların üzerine Bizans imparatoru istenilen verginin ödenmesinin kabulüyle bir antlaşma teklif etti. Padişah bu öneriye kayıtsız şartsız teslim karşılığını vererek 29 Mayıs 1453 tarihinde genel harekât düzenledi ve 53 gün süren kuşatma başarıyla sonuçlandı. Bu zaferden sonra da Karaman, İsfendiyaroğulları ve Trabzon Rum beyliğiyle yapılan savaşlar sonunda imparatorluğun sınırlarını Fırat Irmağı’na kadar genişletti. Batıdaysa Sırbistan, Eflâk, Boğdan, Mora, Bosna-Hersek ve Arnavut beyleri Osmanlı’nın egemenliğini kesin olarak tanıdılar. Fatih askerî alanda bu başarılarının yanı sıra, idarî alanda da başarılar göstermiştir. Devlet idaresini çağının koşullarına göre düzenlemiş, bilim, teknik, mimarî, güzel sanatlar, mühendislik alanlarında Osmanlı-Türk kültürünün ilk gelişmelerini yaratacak çalışmalara fırsatlar hazırlamıştır. Fatih’in devlet örgüt anlayışındaki ileri görüşlerini gösteren önemli girişimlerinden biri de kanunnamesidir. Oldukça sade bir dille ele alınan bu kanunnamede, sadrazam ve şeyhülislâmdan başlayarak devlet memurlarının görevleri belirlenmiştir. Bu kanunnamede taht ve devletin geleceği için kardeş katlinin meşrulaştırılmış olması, tarihçiler tarafından en çok eleştirilen olaylardan biridir. Fatih saray hayatında ölçülü, devlet örgütlerinde görev alanlar karşısında saygılıydı. Ancak yolsuzluk ve bilerek yapılan yanlışlıklar karşısında hoşgörü duygusu beslemeyen bir anlayışı vardı. “Avni” takma adıyla yazdığı şiirler, edebiyat tarihçileri tarafından değerlendirilmiş, belli bir düzeyi aşan sanat eserleri arasında sayılmışlardır. Fatih Sultan Mehmet 1481 yılında, Gebze yöresindeki Hünkârçayırı’nda ölmüştür. Fatih Camii avlusundaki türbede gömülüdür.



Arkadana Yolla
Yazc Dostu Sayfa